Menü Kapat

Linkedin’in İşlevini Yitirmesi ve Linkedin Eleştirisi

Linkedin'in Çığrından Çıkması
Linkedin’in işlevini yitirip bambaşka bir sosyal mecraya dönüşmesi hali

Merhabalar. Bu yazıyı biraz kısa tutmaya çalışacacağım. Sadece insanlığa duyurmak istediğim fakat bir mecrada bunu dillendiremiyor olduğum için kendi kişisel alanımı tercih ettim. Aslında tam bir ekşisözlük başlığı şeklinde açabilirdim. “Linkedin’in Çığrından Çıkması” veya farklı türevleri halinde. Kendi başlığım ise ” Linkedin’in İşlevini Yitirmesi “

Linkedin’in İşlevini yitirmesi derken neyi kastediyorum? Bana göre Linkedin insanların online cv’lerini sergileyebildiği, iş ortamları veya iş tecrübeleri hakkında fikir ve bilgi paylaşımı yapabileceği bir yer. Ki zaten öyleydi taa ezeldendir. Amma ve lakin bir süredir artmaya başlayan kullanıcısından ötürü Facebook’tan pek bir farkının kalmadığını düşünmüyorum. Bunların sebeplerini de başlık başlık yazacağım:

Online Stajlar vs.

Öncelikle neden bunu birinci sırada yazıyorum bilmiyorum ama şu sıralar üniversite öğrencilerinin hepsi stajyer pozisyonunda. Denizbank, Qnb şirketler(umarım bana dava açmazlar) online staj programları açmış durumdalar. Online Stajlar ne kadar etkili ne kadar efektif bilmiyorum ama bu kadar yaygın olması da birnevi kaliteyi düşürür diye düşünüyorum. Yüzyüze staj kovalayan birisi için herkesin online stajyer olması biraz olumsuz bir durum tabii ki.

Patron-İşçi-Çalışan İlişkisi

Buradaki problem ise Linkedin’in adeta bir sikayetvar.com sitesine dönüşmesi. Çalışanların hepsinin yaşam koşulları, iş koşulları yerlerde. Hepsinin patronu veya müdürü kötü ve yeteri çalışma standartlarını sağlayamıyor. Evet, mümkün olabilir bu tür şeyler. Fakat oksimoron, tezatlık veya her neyse müdürlerin postlarıyla devam ediyor. Müdürlere göre en iyi müdür kendileri. Patronlara göre en iyi patron kendileri. Tüm çalışanları onları çok seviyor, herkes memnun. E o zaman kim memnun, kim memnun değil? Suç kimde? Problem nedir?

Değerli Bağlantılarım

Ne yalan söyleyeyim, ben de yaparım bunu. Her post’a “Değerli Bağlantılarım” diye başlamak vs vs. Bu kadar kasmaya gerek var mı ki?

Kişisel Gelişimciler ve Motivasyon Postları

Asıl günah keçileri işte. Sürekli post paylaşan şahıslar! Mecranın Facebook’a dönmesi tamamen bu zâtlar yüzünden. Sayın Değerli Bağlantım(!) Velev ki bu mecrada bu postu paylaştın? Ne yapalım? Ne yapabiliriz? Gerçekten soruyorum. Herkes kişisel gelişimci, herkes motivatör, herkes girişimci(!) Bu girişimcilik için yeni bir başlık açacaktım da buraya sıkıştırmış olayım. Başka zaman yepyeni bir yazı ile bunu konu alırım.

Bağlantı Sayısındaki Anormallik

Aslında Facebook ile aynı durum. Bir insanın nasıl bu kadar bağlantısı olabilir? Facebook’ta nasıl bu kadar arkadaşı olabilir suali ile aynı durum.

Şimdilik bu kadar anlatacaklarım sanırım. Başka anormallikleri yazacağım yazıya bu bağlantıdan ulaşabilir olacaksınız. 27 Mayıs itibari ile yazmamış bulunmaktayım.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.